Bakan Selçuktan yüz yüze eğitim açıklaması

Bakan Selçuktan yüz yüze eğitim açıklaması

TBMM Genel Kurulu’nda, bakanlığının 2021 yılı bütçe görüşmelerinde konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Milli Eğitim Bakanlığı olarak herkesin eğitim ve öğretime adil şartlar altında erişmesi, çağın gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve davranışı kazanması, milli ve evrensel değerleri içselleştirmesi, öğrenmeye açık, sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişmesi önceliklerimizdir.” diye konuştu.

Eğitimin büyük bir gemi gibi derinlik ve zaman isteyen bir surette hareket ettiğini kaydeden Selçuk, önemli olanın istikamet ve bu doğrultuda yapılacak sağlamalar olduğunun altını çizdi. 

Selçuk, bunu yaparken çocuğun üstün yararını kollamak, yaradılışına hürmet etmek, bilimin ölçütleri doğrultusunda kararlar almanın son derece önemli olduğunun altını çizerek, “İş ve işlemlerimizdeki ölçütlerimizin uluslararası standartlar açısından değerlendirilmesini ve bu standartlar doğrultusunda yorumlanmasını önemsiyoruz. İçinde bulunduğumuz şartlar bunu daha da zorunlu kılıyor.” ifadelerini kullandı. 

“Her öğretmenimizin emeğinin kutsallığına inanıyoruz”

Salgın gündemini dünya ile birlikte paylaştıklarını dile getiren Selçuk, “Salgın hepimize yeni mecburiyetler getirdi ve çalışmalarımızın seyrini ve günlük hayatımızın akışını değiştirdi. Bununla birlikte vatandaşlarımızın ve özellikle de çocuklarımızın yüksek yararı için alınan, uygulanan kararlara ilişkin çözüm önerileri, getirilen eleştiriler, çocuklarımızın, öğretmenlerimizin yüksek menfaati için çaba gösterilmesi bizi memnun ediyor.” dedi.

Selçuk, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının bambaşka bir anlamı ve yeri olduğunu ifade ederek, öğretmenleri ayırmadan, ötekileştirmeden, her birini eğitim ailesinin değerli ve saygın fertleri olarak gördüklerini söyledi. 

Her öğretmenin emeğinin kutsallığına inandıklarını dile getiren Selçuk, “Bizim için öğrencilerimiz ve velilerimiz de mevcudumuzu temsil eden sayılar değildir. Her biri, üzerinde tek tek düşünülmesi, ilgilenilmesi, dikkate alınması gereken bireylerdir, Milli Eğitim Bakanlığının varlık gayesidir.” şeklinde konuştu 

Salgının her bireyin hayatında çözülmesi gereken yeni sorunlar ortaya çıkarttığına dikkati çeken Selçuk, “Bu yeni ve öngörülemeyeceğini kabul edeceğinizi düşündüğüm sorunlar, bizim yeni çözüm önerileri bulmamızı, bulduğumuz çözümleri uygulamak için yeni çalışmalara yönelmemizi ve bunları uygulamaya koymamızı sağladı. Bazı sorunlar hızlıca çözüme kavuşup uygulamaya alınırken, bazı kararların uygulanması teknik imkanlar, fiziki koşullar ve altyapı hazırlıkları dolayısıyla zaman aldı. Gerek burada düzenlediğimiz nöbet saatlerinde gerekse telefon ile kendi temsilindeki ilin eğitim sorunlarıyla yakından ilgilenerek süreç hakkında bilgi alan vekillerimizin ilgisi ve takipleri için ayrıca teşekkür etmek isterim. İş birliğiniz ile sorunlarımızın, eksiklerimizin üstesinden hep birlikte geleceğimize kaniyim.” değerlendirmesinde bulundu. 

“Uluslararası araştırmalarla tescillenmesini önemsiyoruz”

Selçuk, 2019 Aralık PİSA sonuçlarının bütün dünya ile karşılaştırıldığını büyük bir ilerleme gösterdiğini, TIMSS 2019’da ise Türkiye’nin tüm alanlarda puanlarını artırdığını söyledi. 

Ülke içinde yapılan değerlendirmelerin subjektif olarak algılanmasının söz konusu olabileceğini kaydeden Selçuk, uluslararası değerlendirmelerin, çok daha objektif olarak değerlendirilmesi mümkün olan sonuçları ihtiva ettiğini söyledi. 

TIMS’te beşinci sınıfta girilmesi meselesine açıklık getiren Selçuk, burada yaş gruplarının önemli olduğunu ve Türkiye’de çeşitli nedenlerden dolayı dördüncü sınıflardaki çocukların yaş ortalamasının 9,5 civarında bulunduğunu ancak TIMS ortalamasının 10,2 olduğunu, bu nedenle Norveç, İngiltere, Güney Afrika gibi bazı ülkelerin beşinci sınıfta öğrencilerini soktuklarını anlattı. 

10 yaşında beşinci sınıf çocuklarının bu araştırmaya girdiklerini belirten Selçuk, “Ortada herhangi bir bilimsel ölçütlerde sıkıntı olmadığını ifade etmek isterim.” dedi. 

Selçuk, eğitimde kalite artışının, uluslararası araştırmalarla tescillenmesinin önemli olduğunu dile getirerek, “Bize bu gururu yaşatan ülkemin güzel çocuklarına, fedakar öğretmenlerine, ailelerine ve Milli Eğitim camiasına teşekkürü bir borç bilirim.” ifadelerini kullandı. 

“Geleceğe dair umudumuzu artırıyor”

Uluslararası ve ulusal verilerde yükselişe geçmenin sistematik uygulamalar ve bilimsel yöntemlerle güç olmadığının altını çizen Selçuk, “Bunu uluslararası arenada kanıtlamış olmak bizi memnun ediyor ve umutlarımızı artırıyor.” dedi. 

Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin hangi yıl, hangi koşullar altında, nereye ulaşılabileceğini fizibilitesiyle ortaya koyduğunu dile getirerek, “Kaliteli ve evrensel manada rekabet edebilir bir eğitim sistemi için adım adım 20-30 yıl sonrasını biçimlendiren politikalarla ilgili çalışmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Eğitim bütçesinin, 211 milyar 993 milyon 156 bin lira olarak belirlendiğini aktaran Selçuk, “Bu rakam 2021 yılı merkezi yönetim bütçesinin yüzde 15,7’sini oluşturmaktadır.” bilgisini verdi. 

“Yatırım bütçemizi yüzde 94 artırdık”

Selçuk, 2021 Program Bütçesi’nde bulunan 67 adet performans göstergesi ile programlar yıllık belirlenen ölçülebilir hedeflerle takip edileceğini, bunun için özel bir yazılım geliştirdiklerini belirten Selçuk, “Tekli eğitime geçiş ve okul öncesi eğitimdeki zorunluluk hedefi, uzaktan eğitim, deprem güçlendirme faaliyetleri ve meslek liselerinin atölye altyapısı gibi özel önem verdiğimiz alanlar için yatırım bütçemizi, 5,8 milyar liradan 11,3 milyar liraya çıkartıyoruz, bu da yüzde 94 oranında bir artışı gösteriyor.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Bakanlığa 2021 yılında tahsis edilen bütçe ile e–öğrenme sisteminin etkin kullanımıyla dijitalleşme stratejisine uyumlu şekilde müfredat düzenlemelerine, öğrenme kazanımları itibarıyla uluslararası standartların yakalanması amacıyla ölçme ve değerlendirme kapasitesinin güçlendirilmesine, güvenli eğitim ortamlarının sağlanmasına, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasına, öğrencilerin ruhsal ve bedensel gelişimlerini gözeten eğitim ortamlarının geliştirilmesine, Tasarım Beceri Atölyelerinin ülke çapında yaygınlaştırılmasına, yabancı dil eğitiminde ihtiyaç temelli ve katmanlı bir yapı oluşturulmasına, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesine öncelik verileceğini kaydetti. 

“Ortaöğretim Programı’na 42 milyar 478 milyon 310 bin lira kaynak ayrıldı”

Bütçeden öğrencilere doğrudan nakdi ve ayni olarak önemli destekler sağlamayı sürdüreceklerini kaydeden Selçuk, ortaöğretim kurumlarının her türlü ihtiyacının karşılanması, tüm öğrencilere ücretsiz ders kitabı verilmesi, pansiyon hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve burs imkanları için 2021 yılı bütçesinde Ortaöğretim Programına 42 milyar 478 milyon lira kaynak ayrıldığını hatırlattı. 

Tüm konuların salgın sürecinin seyrine göre değerlendirilecek ve ayrıca duyurulacağını ifade eden Selçuk, “Burada bizim için esas olan yüz yüze eğitim olduğunu ve bir an önce yüz yüze eğitime geçilmesi için şartların olgunlaşmasını beklediğimizi ifade etmek isterim. Çocuklarımızın yüz yüze eğitimle daha fazla avantajlar elde edebilmesi için de köy okullarını ve benzeri durumdaki okulların 5 gün açılması konusunda hususi kararlar almıştık. Bu kararlara uygun zamanlarda tekrar devam edeceğiz.” bilgisini verdi.

Selçuk, TRT EBA ilkokul, ortaokul ve lise televizyon kanalları için ders ve etkinlik çekimlerine devam ettiklerini söyledi

Ders videolarının hem EBA internet portalına hem de TRT İzle platformuna yüklendiğini belirten Selçuk, EBA internet platformunun anlık erişim kapasitesinin artırılması çalışmalarına hız verildiğini, EBA platformunun bugün 1700’den fazla ders ve 40 binin üzerinde zenginleştirilmiş etkileşimli içerikle öğrencilerin kullanımına sunulduğunu dile getirdi.

EBA’da konu ve kazanımlarla eşleştirilmiş videolu veya etkileşimli anlatımlar, alıştırmalar, özetler, infografikler, proje dokümanları, öğretmenlere özel içerikler, 5 binden fazla kitap ve 240 binden fazla soru şu an öğretmen ve öğrencilerin hizmetinde olduğunu bildiren Selçuk, uzaktan eğitimin başladığı 23 Mart tarihinden bugüne kadar yaklaşık 12 milyar 249 milyon kez ziyaret edilen EBA platformunun, dünyada eğitim kategorisinde en fazla kullanılan eğitim sitesi olduğunu söyledi. 

Selçuk, canlı sınıf ve alternatif uygulamaların sisteme entegrasyonuyla EBA’da günlük yaklaşık 3 milyon ders yapabildiklerini ifade ederek, her ülkenin EBA benzeri siteleri bulunduğunun ancak dünyada öğretmen ve öğrencilerin en fazla kullandığı sitenin EBA olduğunun altını çizdi.

“EBA Asistan ise dünya birinciliği ödülü aldı”

Dünyada sadece 4 ülkenin öğretim kademeleri için 3 ayrı TV kanalı kurabildiğine dikkati çeken Selçuk, bunlardan birinin Türkiye olduğunu belirtti. 

Selçuk, salgın döneminde topluma verilen hizmet kalitesi için geçen haftalarda Çağrı Merkezinin dünya ikinciliği ödülünü aldığını hatırlatarak, “Yapay zeka destekli sanal robotumuz EBA Asistan ise dünya birinciliği ödülü aldı. EBA Asistan halen dünyanın en fazla kullanılan sanal asistanları arasında yer alıyor.” dedi. 

Bu eğitim hizmetlerine adil erişim için de yoğun şekilde çalıştıklarını ifade eden Selçuk, bilgisayar ve internet erişimi konusunda desteğe ihtiyacı olan öğrenciler için Türkiye genelinde 13 bin 900 salon hazırladıklarını, bunların her birinde asgari 8-10 bilgisayar olan EBA Destek Merkezleri bulunduğunu, 162 mobil EBA Destek aracının da hizmet verdiğini söyledi.

EBA Destek Noktalarının sayısını 20 bine çıkarmaya kararlı olduklarını bildiren Selçuk, öğrencilerin ve velilerin bu hizmeti ücretsiz alabileceklerini dile getirdi. 

Selçuk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, ihtiyaç sahibi olan öğrencilerin uzaktan eğitim sürecindeki tablet ve bilgisayar gereksinimlerini karşılamak için çalıştıklarını anlatarak, “Şimdiye kadar çeşitli kuruluşların da desteğiyle 150 bin civarında tablet dağıtıldı. Bakanlık olarak çalışmalarımız devam ediyor. 21 Aralık tarihine kadar 200 bin tableti daha dağıtmış olacağız. Yarın da başlıyoruz. 2021 Ocak ortasına kadar 300 bin ilave tableti dağıtmış olacağız. Bu tabletlerin tamamı internet bağlantılı.” diye konuştu. 

Bu tabletlerin öncelikli kimlere verileceğine dair bazı ölçütler belirlediklerini aktaran Selçuk, tabletlerle ilgili çalışmaların devam edeceğini açıkladı. 

“1 milyon öğretmenle 1 milyon 46 bin 809 mesleki gelişim eğitimi”

Eğitim sisteminin başarısının büyük ölçüde öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin mesleki yeterlilikleri ve adanmışlıklarına bağlı olduğunu ifade eden Selçuk, Türk eğitim tarihinin en kapsamlı öğretmen eğitimi çalışmasını başlattıklarını dile getirdi. 

Salgın koşullarına rağmen hız kesmediklerini ve 1 milyon öğretmenle 1 milyon 46 bin 809 mesleki gelişim eğitimini başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Selçuk, “Bu vesileyle her gün ekran başına geçip öğrencilerinin eğitimi için çabalayan, evinin her yanını sınıfa çeviren öğretmenlerimize sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür etmek isterim.” dedi. 

Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan 974 bin 837 öğretmen bulunduğunu, AK Parti hükümetleri döneminde atanan öğretmen sayısının, mevcut resmi öğretmen sayısının yüzde 71’ine karşılık geldiğini belirten Bakan Selçuk, 40 yaş ve altındaki öğretmen sayının toplam öğretmen sayısının yüzde 62’sine tekabül ettiğini, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının, ilköğretimde 28’den 16’ya, ortaöğretimde de 18’den 11’e düştüğünü dile getirdi.

“Yönetim ve Destek Programı’na 11 milyar 325 milyon 177 bin lira kaynak ayrıldı”

Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerindeki öğretmen doluluk oranlarının birbirine yakın bir seviyeye yükseltildiğini ifade eden Selçuk şu bilgileri verdi:

“Norm kadro doluluk oranları Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 95, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 93, ülke genelinde ise yüzde 92 seviyesindedir. Öğretmenlerimizin mali ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler yapılmış ve 01.07.2020 tarihi itibarıyla Bakanlığımız bünyesinde göreve başlayan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmenimizin maaşı 4.369 lira, ek ders ücretinin saati net 18,22 lira olmuştur. Ayrıca tüm öğretmenlere, her eğitim öğretim yılı başında bin 210 lira ödenek verilmektedir. Bakanlığımızın üst yönetimine ilişkin hizmetler, yardımcı hizmetler, hukuki danışmanlık ve muhakemat hizmetleri, insan kaynakları yönetimi, idari ve mali hizmetler, danışma ve denetim faaliyetlerini içeren 2021 yılı bütçemizin Yönetim ve Destek Programı’na 11 milyar 325 milyon lira kaynak ayrılmıştır.”

Bakan Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde veriye dayalı yönetim anlayışı tercih edildiği için Bakanlığa ait konum, imar planı, mülkiyet, tapu, yüz ölçüm, bina temel bilgileri, okul türü gibi bütün taşınmaz bilgilerinin, Coğrafi Bilgi Sistemi ile elektronik ortama taşındığını kaydederek, bu kapsamda 43 bin 235 eğitim alanı, 183 bin 811 eğitim parseli, 45 bin 93 kampüs, 132 bin 500 binanın kayıt altına alındığını dile getirdi. 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, 2003 yılından bugüne kadar, 53 bin 601 adedi hayırseverler tarafından olmak üzere toplam 336 bin 355 yeni dersliğin yapımının tamamlandığını belirterek, bu çalışmalar sonrasında derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 36’dan 24’e, ortaöğretimde ise 30’dan 19’a düştüğünü bildirdi.

“Hedefimiz, 100 bin Tasarım Beceri Atölyesi kurulması”

Tasarım Beceri Atölyeleri oluşturduklarını anlatan Selçuk, atölyeleri bilhassa öz kaynakları yetersiz, okul aile bütçeleri sınırlı olan okullarda oluşturduklarını söyledi. 

Bakan Selçuk, 9 bin 479 Tasarım Beceri Atölyesi açtıklarını bildirerek, hedeflerinin 100 bin Tasarım Beceri Atölyesi kurulması olduğunu vurguladı.

Bugüne kadar yarım milyona yakın etkileşimli tahtanın okullara kurulduğunu açıklayan Selçuk, 2020 yılı sonuna kadar yaklaşık 1350 okul için 26 bin adet etkileşimli tahtanın kurulumunun tamamlanacağını dile getirdi.

Selçuk, 15 binden fazla okulda okul içi ağ altyapısı tesis edilerek bir milyonun üzerinde ağ ucu kurulumu yapıldığını belirterek, bu kapsamda 13 bin 800 okula VPN hizmeti sağlandığını, bu hizmetin 13 bin civarında okulda aktif olarak kullanıldığını ifade etti. 

2021 yılı içerisinde 3 bin 500 okula daha ağ altyapısı kurulması hedeflendiğini kaydeden Selçuk, “2021 yılı içerisinde 23 bin etkileşimli tahta alımı ihalesi yapılması ve yıl sonuna kadar bunların kurulması hedeflenmiş bulunuyor. 2012 yılında kurulumu yapılan ve 1. Faz olarak planlanmış olan 20 bin etkileşimli tahtanın donanım iyileştirmesi yapılıyor.” ifadelerini kullandı. 

“Mesleki ve teknik eğitimi tercih edip bu okullara yerleşen öğrenci sayısı yüzde 63 arttı”

Müfredatı ulusal meslek standartları ile uyumlu hale getirdiklerini belirten Selçuk, şöyle devam etti:

“Mesleki ve teknik eğitimde kalite güvence sistemi kurduk ve sektör temsilcilerinin bu sürece aktif katılımlarını sağladık. Sektörlerin güçlü temsilcileri ile birlikte attığımız adımlar kısa sürede sonuç verdi. Mesleki ve teknik eğitimi tercih edip bu okullara yerleşen öğrenci sayısı yüzde 63 arttı. Meslek, alan ve atölye öğretmenlerimize yönelik iş başı ve mesleki gelişim eğitimlerinde öğretmenlerimizin yüzde 85’ine eğitim imkanı sağladık. Ayrıca, yüzde 1’lik başarı diliminden öğrenci alan okullarınızın sayısı da hızla artıyor. Eğitim-üretim-istihdam ilişkisini güçlendirmek için dış paydaşların da katılımıyla teknolojik altyapısı güçlendirilmiş yerli ve milli altyapıya sahip 40 Ar-Ge merkezi 20 ilde kurulmuş ve bu merkezlerin üretim yapacağı ürünler belirlenmiştir.Döner sermaye işletmeleri aracılığıyla öğrenciler, sektörün talep ettiği becerileri gerçek iş ortamlarında kalıcı ve sağlam bir şekilde kazanarak istihdama hazır bir mezuniyeti görecekler. Bu nedenle mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının döner sermaye gelirlerinden alınan yüzde 15’lik hazine kesintisi, yüzde 1’e düşürüldü. Daha fazla öğrencinin gerçek iş ortamında işe dayalı bir eğitimle öğrenim görmesinin önü açılmış oldu. Döner sermaye gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 43 oranında artış gösterdi.”

“Artık ihracata yönelmiş okullar var”

Salgınla mücadeleye destek kapsamında Bakanlığa bağlı mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında N-95 maskeler, yüz koruyucu siperlikler, solunum cihazları üretildiğini anlatan Selçuk, artık ihracata yönelmiş okulların da olduğunu söyledi. 

Selçuk, salgın sürecinde, altyapısı güçlü meslek liselerinde solunum cihazı, UVC hava sterilizasyon cihazı, video laringoskop cihazı, izole numune alma ünitesi, temassız kızılötesi termometre cihazı, yoğun bakım yatağı gibi çok sayıda ürünün üretildiğini kaydetti. 

“‘Özelim Eğitimdeyim’ mobil uygulaması dünyada ödül alan uygulamalarımızdan”

Hayat boyu öğrenmeyi çok önemsediklerini belirten Selçuk, 2007 yılında yüzde 1,8 olan hayat boyu öğrenmeye katılım oranının, yüzde 222 artarak 2019 yılı itibarıyla yüzde 5,8 olduğunu söyledi. 

Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere, bireysel yetenekleri doğrultusunda ihtiyaç duydukları alanlarda kendilerini geliştirmeleri için destek olmaya gayret ettiklerini dile getiren Selçuk, özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin de ihtiyaçlarına uygun eğitim içerikleri hazırladıklarını belirtti. 

Dünyada ödül alan uygulamalarından “Özelim Eğitimdeyim” adlı mobil uygulamalar gerçekleştirdiklerini anlatan Selçuk, “Özel Çocuklara Özel Materyaller” projesini kapsamında çalışmalar yaptıklarını açıkladı. 

Bakan Selçuk, 2020 yılında 17 bilim ve sanat merkezini öğrencilerin hizmetine sunduklarını, toplamda 183 bilim ve sanat merkezinde 62 bin 9 özel yetenekli öğrencinin bu hizmetten yararlandığını söyleyerek, 2021 yılı bütçesinde Engellilerin Toplumsal Hayata Katılımı ve Özel Eğitim Programı’na 7 milyar 568 milyon lira kaynak ayrıldığını hatırlattı. 

“Kişiye özel rehberlik yapılma imkanı da oluşturuldu”

Selçuk, 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla örgün eğitimin tüm kademelerinde toplam 14 bin 466 özel okul bulunduğunu belirterek, özel okullarda kayıtlı öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranının yüzde 8,8 olduğunu dile getirdi.

Selçuk, 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında özel okullarda öğrenim gören öğrencilere yönelik eğitim ve öğretim desteği uygulamasını kademeli olarak kaldırıldığına işaret ederek, 2019-2020 ve 2020-2021 dönemlerinde eğitim ve öğretim desteği kapsamına yeni öğrencilerin dahil edilmediğini bildirdi. 

Bakanlık olarak ölçme ve değerlendirme çalışmaların ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’ne sahip olması için adım attıklarını ve her iki belgeyi de aldıklarını anlatan Selçuk, “Çocuklarımızın izlenmesi, değerlendirilmesi, yönlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla e-portfolyo oluşturuldu. Bunların dijital altyapıları kuruldu. Çocuklarımızın kendilerini tanımaları için oluşturulan bu sistemde, öğrencinin ilgi ve merakı yıllar itibarıyla izlenip her birine kişiye özel rehberlik yapılma imkanı da oluşturuldu.” ifadelerini kullandı. 

Tüm alanlarda ve eğitim kademelerinde, öğrencilerin yeterliliklerinin izlenmesi için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Programına 69 milyon 132 bin lira kaynak ayrıldığını bildiren Selçuk, Uluslararası Eğitim İş Birlikleri ve Yurtdışı Eğitim Programına da 1 milyar 645 milyon 282 bin lira kaynak ayrıldığını açıkladı. 

Yurt dışında yaşayan vatandaşların ve soydaşların eğitim çağındaki çocuklarının ülke ile bağlarını korumak, Türkçeye ve Türk kültürüne dair eğitim ihtiyaçlarını karşılamanın da önemine değinen Selçuk, bu amaç doğrultusunda 61 ülkede toplam 89 temsilciliğinin bulunduğunu, Türkiye Türkçesi Öğretim Merkezi (TÖMER) olmak üzere toplam 65 okul ve kurumla bu hizmetlerin devam ettiğini kaydetti. 

Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla yurt dışına yüksek lisans ve doktora öğrencileri gönderdiklerini aktaran Selçuk, bu öğrencilerin geri dönüş oranının yüzde 97 olduğunu söyledi. 

“Maarif Vakfı dışında herhangi bir vakfa 1 lira ödeme yapmamız söz konusu değil”

Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek amacıyla 2016 yılında Türkiye Maarif Vakfını kurduklarına dikkati çeken Selçuk, “Bugün itibarıyla Türkiye Maarif Vakfı; 104 ülke ile resmi temas sağlamış, 67 ülkede faaliyet gösteriyor, 52 ülkede temsilcilik açmıştır. Bizim vakıflar üzerinden 422 milyon civarında ödenen bir bütçeden söz edildi. Maarif Vakfı dışında herhangi bir vakfa 1 lira ödeme yapmamız söz konusu değil.” diye konuştu. 

Selçuk, Sayıştay Başkanlığınca hesap verme sorumluluğu çerçevesinde gerçekleştirilen denetimleri, Bakanlıktaki eksikliklerin görülmesi ve görülen bu eksikliklerin giderilmesi açısından bir fırsat olarak gördüklerini kaydederek, Sayıştay Denetim Raporu’nda yer alan bulguların, Bakanlık tarafından detaylı bir şekilde incelendiğini bildirdi. 

Eğitimin yarınları şekillendiren çok mühim bir unsur olduğunu belirten Selçuk, “Hükümetimiz bu bilinçle hareket etmekte, eğitim alanına yönelik yatırımlarını bilimsel ve pedagojik gerekçelerle sürdürmektedir. Milli Eğitim Bakanı olarak şahsım, eğitim camiamız ve milletimiz adına, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bu sürece katkısı olan ve bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. Eğitimin ortak memleket meselesi olarak kabul edilmesi ve sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etmek isterim. Genel Kurulumuzun da bu desteği sağlayacağına olan inancım tamdır. Vereceğiniz destek için tekrar teşekkür ediyorum. Bütçemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Muhalif olabilirsiniz ama yatırım düşmanı olmayın”

Genel Kurulda daha sonra bakanlar Selçuk ve Karaismailoğlu, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi metro hattındaki şantiyelerin kapalı olduğunu ve on binlerce çalışanın işsiz kaldığını vurguladı.

Karaismailoğlu, “Eğer Belediye Başkanınızı arayacaksanız, yarın garajlarda yatan otobüsleri de servise çıkarmasını söylerseniz İstanbul ile ilgilenmiş olur.” diye konuştu.

Milletvekillerinin projelere ilişkin farklı rakamlar paylaştığına ve bu nedenle açıklama yapmak zorunda kaldığına işaret eden Karaismailoğlu, teknik konuların siyasete karıştırılmamasını istedi.

Bakan Karaismailoğlu, iyi niyetli olunması halinde bilgileri paylaşacaklarına dikkati çekerek, “Muhalif olabilirsiniz ama yatırım düşmanı olmayın.” dedi.

“301 Kürtçe tez görünmektedir”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, afet riskini azaltmak için yapılan çalışmalara değinerek, deprem performans kriterlerini karşılamayan eğitim kurumlarına ait binalar üzerinde çalışmalar yapıldığını belirtti.

Selçuk, şunları kaydetti:

“2020 yılı içerisinde deprem tahkiki sonucu güçlendirme kararı verilen eğitim kurumlarına ait binalardan 263 binada güçlendirme çalışması yapılmıştır. 140 eğitim binası için ihale ilanına çıkılmıştır. Yıl sonuna kadar sözleşmeleri imzalanarak güçlendirme çalışmasına başlanacaktır. 403 eğitim binası için ise ihale öncesi çalışmalar tamamlanmıştır. 2019 yılında 123, 2020 yılında 288 olmak üzere 411 eğitim kurumunun yeniden yapım çalışmalarına başlanmıştır. 48 projenin inşaatı tamamlanmış, 57 projenin inşaatı halen devam etmektedir. 40 projenin ihale ilanına çıkılmıştır. 266 projenin de ihale dosyası hazırlanma süreci devam etmektedir. 346 okulumuzun da 2021 yılında planlanarak yeniden yapım çalışmasına başlanacaktır.”

Maarif Müfettişleri konusundaki soruyu yanıtlarken Selçuk, “Kanun taslağı Meclis’e sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığımıza iletilmiştir.” dedi.

Selçuk, sözleşmeli öğretmenlerin yasal sürelerini tamamladıklarında tayin isteyebildiklerini ancak önceki dönemde yüzde 70’inin bölgesinden bir yıl içinde ayrılması nedeniyle bu sürecin hayata geçirildiğini anlattı.

Öğrencilerin, velilerinin onayıyla işletmelerde mesleki stajlarını yapabildiklerini bildiren Selçuk, öte yandan özel mesleki ve teknik Anadolu liselerinde 40 bin 910 öğrenci bulunduğunu da bildirdi.

Bakan Selçuk, “Kürtçe tez yasağı” iddiasına ilişkin “Halen yüksek lisans ve doktora tezlerinin olduğu YÖK’teki ilgili birimde 301 Kürtçe tez görünmektedir.” açıklamasında bulundu.

HDP’li milletvekillerinin “Kürtçe tez yasaklandı mı, yasaklanmadı mı?” sorusu üzerine Bakan Selçuk, “Şu anda somut olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesini söyleyebilirim, halen devam ediyor.” dedi.

Selçuk, EBA TV’nin yaklaşık 3 bin 2 saat yayın yaptığını kaydetti.

İller arasında 2019’da 38 bin, 2020 yılında 39 bin 379 öğretmenin; il içinde ise yaklaşık 39 bin 286 öğretmenin yer değiştirdiğini bildiren Selçuk, öğretmen atamalarına ilişkin soru üzerine, atamaların kurumlar arası görüşmeler ve imkanlar ölçüsünde gerçekleştirildiğini, zamanı geldiğinde atama konusunun açıklanacağını belirtti.

“Beyanınız sistemin nasıl anayasa dışı ilişki kurduğunu ispat ediyor”

Genel Kurulda, grup başkanvekilleri, soru cevap işleminin ardından söz aldı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bu yıl Kürtçe öğretmenliğine bir atama yapıldığını, bunun nasıl izah edileceğini sordu. Dicle Üniversitesi yüksek lisans bölümünde, Kürdolojide, Kürtçe tez yazımının yasaklandığını da iddia eden Beştaş, “Kürt edebiyatını çalışacak bilim insanları Kürdolojide görev yapıyor ama Kürtçe tez yazamayacak. Sonuçta o dilin gelişimi açısından hayati önemde.” diye konuştu.

Kovid-19 sürecinde EBA’da sıkıntıların yaşandığını dile getiren Beştaş, Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un bu konuda daha sık konuşmasını istedi. Beştaş, uzaktan eğitimde yaşanan sıkıntılarla ilgili vatandaşların sorularına Bakan Selçuk tarafından daha sık cevaplar verilmesi gerektiğini söyleyerek, “Tablet ihtiyaçları var, öğrencilerin internet sorunları var, online eğitimin yetersizliği konusunda endişeler var… Buna dair yüzlerce soru her gün Türkiye kamuoyunda tartışılıyor.” dedi. 

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mili Eğitim Bakanı Selçuk’a bir hatırlatmada bulunacağını ifade ederek, 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği referandumunda AK Parti’nin, “yasama yetkisinin münhasıran Meclis’te olacağını, yürütmeyle yasamanın katı şekilde ayrılacağını, bakanların ve yürütmenin bütçe hariç asla kanun teklif etmeyeceklerini” söylediğini aktardı. 

Kendilerinin ise “bunun böyle olmayacağını, bakanların kanun hazırladığını ve kanun teklifinin milletvekilleri eliyle Meclis’e getirildiğini” söylediklerini dile getiren Özel, “Şimdi siz bir itirafta bulunuyorsunuz, ‘Kanun tasarısını hazırladık. Cumhurbaşkanımıza yolladık Meclis’e yollamak üzere.’ diyorsunuz. Bizim tezimizi AK Parti hep inkar etmiştir ama şimdi sizin bu beyanınız sistemin nasıl çarpık ve muvazaalı, anayasa dışı ilişki kurduğunu ispat ediyor. Bu açıdan teşekkür ederim size.” şeklinde konuştu. 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu ile polemik yapmayacağını söyleyen Özel, “Anlaşılıyor ki 31 Mart ve 23 Haziran travması atlatılamamış. Benim siyasi hayatımın en anlamlı günü, bugüne kadarki, İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki devir-teslim töreniydi. Size söz Sayın Bakan, sizi memnun edeceğim, ilk seçimden sonra yapılacak devir-teslimde Ulaştırma Bakanlığında, Ulaştırma Bakanımızla sizin devir-teslim töreninizde bulunacağım.” dedi. 

“Milli Eğitim Bakanlığı internet bant genişliğini 4 terabit/saniyeye çıkarılmalı”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bugün iki bakanlığın bütçe görüşmelerinin tamamlandığını belirterek, Bakanlar Selçuk ve Karaismailoğlu’na yaptıkları çalışmalar ve açıklamalar için teşekkür etti. 

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ebediyete intikal eden bütün öğretmenleri rahmet ve minnetle yad ettiğini belirten Akçay, “Hayatının baharındayken PKK’lı hain ve alçak teröristler tarafından şehit edilen Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın öğretmenimizi, milletin çocuklarını eğitmek, bilim ve irfan için çalışırken şehit edilen 191 öğretmenimizi, Ege Üniversitesinde hain teröristler tarafından şehit edilen öğretmen adayı Fırat Çakıroğlu’nu, güvenlik güçlerimizi vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Öğretmenler Günü’nde, kendisi gibi düşünmeyen öğretmenlerimizi ötekileştiren ve şehit edilen öğretmenlerimizi anmayan anlayışı da kınıyorum.” ifadelerini kullandı. 

Kovid-19 sürecinde uygulanan uzaktan eğitimle ilgili internet sorunlarına dikkati çeken Akçay, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin toplam internet yurt dışı çıkış bant genişliği yaklaşık 10 terabit/saniyedir. Bunun 1 terabit/saniye bant genişliği Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmaktadır. Şu anda EBA üzerinden günlük yaklaşık 3 milyon öğrenciye ders verilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının uzaktan eğitim sürecini daha iyi yönetebilmesi için bant genişliğinin 4 terabit/saniyeye çıkarılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.Öğretmenlerin mesleki olarak güçlendirilmesi, yatay ve kariyer basamaklarına kavuşması, özlük haklarının iyileştirilmesi, mesleğe alımdan emekliliğe kadar geçen sürelerin öğretmenlik mesleğine özgü bir kanunla yapılandırılmasının gerekli ve önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bir an önce öğretmen meslek kanunun da çıkarılmasında fayda görüyoruz.”

AA

Author: ahmet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir