İstanbul Kültür Eğitim Kurumları “İnovasyon Dergisi” Jennifer…

1) “CRISPR / Cas9 genetik makas” ile “genom düzenlemesi” yapılabilmesi birçok hastalıkta olumlu sonuçlar doğuracaktır. Buna dayanarak, eğer bu yöntemin uygulanması sırasında öngörülemeyen bir durum oluşursa, ne tür olumsuzluklarla yüzleşmek durumunda kalırız? Bu tür bir olumsuzluğun yaşanabilme riski nedir?

2) Geliştirdiğiniz teknolojinin bu dönem için devrim niteliğinde olduğu düşünülüyor. Bilim insanları çalışmalarınızın kanser tedavisinde bir hayali gerçekleştireceğini öngörüyor. Sizce bütün bunların gerçekleşmesi ve uygulamanın dünya çapına yayılması ne kadar zaman alacak?

Kanser terapilerinin ne zaman gerçekleşeceği konusunda kesin bir tarih vermek mümkün değil, fakat bu alandaki ilerlemeler o kadar hızlı ki, bundan önceki tahminlerimde pek çok kez yanıldığımı söylemeliyim.

Orak hücre anemisi gibi kan hastalıklarının tedavisinde erken başarı yakaladığımızı hep birlikte gördük, bu sebepten yakın gelecekte de göz ve nörolojik dejenerasyon hastalıklarında da ilerlemeler kaydedeceğimizi düşünüyorum.

Daha karmaşık genetik hastalıklarında da yeni tedavi yöntemlerinin ortaya çıkacağından umutluyum, fakat bunlar için henüz zaman var.

3) Araştırdığım kadarıyla, çalışmanız insanlık için yeni bir haber. Anne karnında gelişen bebek ileride CRISPR-Cas 9 teknolojisi ile anne veya babadan kalıtsal bir hastalıkla doğabilir mi?

Şu anda insan embriyolarını güvenli bir şekilde düzenleyemiyoruz. Hem teknoloji hem de bunu yapmanın etik ve kültürel sonuçları hakkındaki düşünceler uzak değildir, bu nedenle şu anda çoğu araştırmanın odak noktası, hastalıkları kalıtsal olmayan şekillerde tedavi etmektir. Elbette birçok insan genetik hastalıkları çocuklarına geçirmekten endişe duyuyor. Özellikle kendilerinde varsa veya genetik bir hastalığın taşıyıcısı olduklarını biliyorlarsa. Ama şimdilik en güvenli yaklaşım, bireyler için tedaviler geliştirmektir.

4) DNA zincirlerini kırıp yeniden birleştirirken geliştirdiğiniz ‘CRISPR / Cas9’ sistemi çoğunlukla Biyoloji ile ilişkilendirilse de Nobel Kimya Ödülü’nü aldınız. Araştırmanızda kimyanın rolü neydi? Araştırmanızda kimyanın rolü hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Bilim okumaya başladığımdan beri biyokimyacı olmak istediğimi biliyordum. Bugün bile ben Moleküler ve Hücre Biyolojisi Profesörüyüm. Biyolojik sistemlerin altında yatan moleküler mekanizmalar hakkında çalışmalar yapmaktayım. CRISPR konusu buna iyi bir örnektir. Bakterilerde CRISPR’yi ilk öğrendiğimde, bakteriler için uyarlanabilir bağışıklık sisteminin bir başka türü gibi görünmüştü, fakat nasıl çalışmaktaydı? Bu biyolojik bir sorudur ama cevabı bakteri hücrelerinde bulunan proteinlerin kimyasında yatmaktadır.

5) İlk kez Kimya alanında iki kadın bilim insanı birlikte ödüllendirildi. Sizi bir rol model olarak almak ve bilimsel çalışmalar yapmak isteyen hevesli kız öğrencilere nasıl bir yol önerirsiniz? Maalesef hala insanlar bir bilim insanı düşündüklerinde akıllarına cinsiyet olarak erkek bilim insanı gelmektedir. Bu cinsiyet klişesini değiştirmek için ne yapabiliriz?

Kız öğrencilerin ne olabileceklerine dair gerçek örnekleri görmeleri gerekiyor. Ben de öyle yaptım. Lise öğrencisiyken, kanser alanında çalışma yapan biyokimya araştırmacısından ders almıştım. O sırada konuşmasını çok iyi anlayamama rağmen anlattıklarından çok etkilenmiştim ve benim gelecekteki kariyerim olacak şeye gözlerimi açmıştı. Biyokimyacılığı asla bir iş olarak düşünmedim. Umarım ben de bugün birine ilham kaynağı olabilirim. İlham kaynağı olacağım kişiye, ilgi alanlarını takip etmelerini ve bilime ait olmak için başka biri olmalarına gerek olmadığını söylemek isterim.

5fdb89ecae298b098fe073d4

Charles Rice

1) Nobel Ödülü öncesi ve sonrasına bakıldığında, Nobel Ödülü mevcut bilimsel çalışmalarınızın ve bakış açınızın yönünü etkiledi mi?

Aslında araştırma çabalarımız, Nobel ödülü açıklanmadan aylar önce SARS-CoV-2 ve COVID-19 ile ilgili konulara yeniden yönlendirilmişti. Daha da önce, kronik hepatit B için işlevsel bir tedavi sağlamayı veya doğuştan gelen bağışıklık mekanizmalarının virüs enfeksiyonu ve hastalıkla mücadele yeteneğimize nasıl katkıda bulunduğunu anlamayı amaçlayan yeni bir program başlatmıştık. Nobel ödülü, mevcut küresel salgından çok daha fazla etkilenen bu yönleri etkilemedi.

2) Hepatit C virüsü 1989’da tanımlanmış olmasına rağmen, sizce 2020’de Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nün “Hepatit C virüsünün keşfi için” verilmesini sağlayan şey nedir?

Komitede olmayıp onların görüşlerini dinlemediğinden bunu değerlendirmek zor. Bununla birlikte, en azından benim için, Nobel ödülleri için verilebilecek sayıdan çok daha fazla değerli davanın olduğu açıktır. Belki de HCV için, virüsün “keşfi” kısmından, bunun HCV ile ilişkili karaciğer hastalığı üzerinde önemli bir etkisi olacağı netleşene kadar bir gecikme yaşandı. 

Bu, 1990’ların başında teşhis alanında hızlı bir şekilde başarıldı, ancak tedavi ve virüsün ortadan kaldırılması için neredeyse mucizevi yeni ilaçlar, IFN kullanılmadan 2014 yılına kadar gerçekten devreye girmedi. Mevcut salgınla viral hastalıklara gösterilen ilginin, bilimin viral bir hastalığa karşı nasıl zafer kazanabileceğinin bir örneğini vurgulamaktan geri durmadığını düşünüyorum.

3) Bu yıl Tıp alanındaki Nobel Ödülü ile ilgili bir röportajınızı dinledim. Bu haberle kesinlikle şaşkına döndüğünüzü ve sizin için çok büyük bir sürpriz olduğunu söylediniz. Daha önce hiç Tıp alanında özellikle Hepatit C konusunda Nobel Ödülü alabileceğinizi aklınızdan geçirmiş miydiniz?

Pek değil(!) Ben ve Nobel ödülü, şaka mı yapıyorsun? Bence, benim durumumdaki biri için bu ödül, bu başarı öyküsüne katkıda bulunan birçok kişinin inanılmaz çabalarının takdir edilmesidir. Aslında seçildiğim için onur duydum ve seçilmiş olmaktan dolayı mahcup oldum, ancak bu alana, onun başarısına ve etkisine bu ödülle dikkat çekilmesinden dolayı memnunum. Elbette, Harvey Alter ve Michael Houghton ve meslektaşları, süregelen sorunu tanımaları, NANBH maddesini karakterize etmeleri ve sonuçta sorumlu virüsün (çoğunun!) keşfi ve klonlanması konusunda büyük bir takdiri hak ediyorlar. Bu, bizim ve diğerlerinin virüs hakkında daha fazla bilgi edinmesini sağlamakla birlikte virüsün olası zayıf noktalarının belirlenmesi gibi bir çok farklı şekilde alan açtı.

4) Bu keşifle birlikte kronik Hepatit C hastalığı, uzun dönemli karaciğer hastalığını, karaciğer yetmezliğini ve karaciğer kanserini nasıl etkileyecek?

Virüsten kurtulun ve siroz ve kanser gibi kronik enfeksiyonla ilişkili ciddi sekel vakalarını azaltın. Açıkçası, virüsü bir an önce ortadan kaldırmak bu koşulların gelişmesini beklemekten daha iyidir.

Bununla birlikte, özellikle daha ileri karaciğer hastalığı olanlarda virüsü ortadan kaldırmanın karaciğer kanseri gelişme riskini azaltmadığı açıktır. HCC çoktan başlatılmış ancak teşhis mi edilemiyor yoksa virus gittikten sonra bile kanseri başlatan süreçler devam mı ediyor, neden bilmiyoruz ? Ama yine de kronik enfeksiyondan sonra en kısa sürede virüsün ortadan kaldırılması, bu karaciğer patolojilerinin sıklığını azaltacaktır. 

5) Bu buluş, dünyanın pek çok yerinde transfüzyonla bulaşan hepatit riskini ortadan kaldıran hassas kan testlerinin tasarımına izin verdi. Ayrıca hastalığı iyileştirebilecek antiviral ilaçların geliştirilmesine sebep oldu. Bu keşif, HIV ve korona virüs gibi diğer viral hastalıkların tedavisinde nasıl bir yol gösterecek?

En etkili anti-HCV ilaçlarımızdan bazılarının verdiği viral hedeflerin (Örneğin, HCV proteaz veya polimeraz) , antiviral gelişimi için olgun olan diğer birçok virüsteki işlevlerle paralel olduğunu düşünüyorum. Kronik bir viral enfeksiyonu tedavi etmede gerçekten ilk olan HCV tedavilerinin başarısının, SARS-CoV-2’de dahil olmak üzere diğer viral enfeksiyonlarla “neler yapılabileceğine” dair bir örnek teşkil ettiğini düşünüyorum. Bu ve diğer korona virüsler, viral RNA replikasyonu ve transkripsiyonu için ihtiyaç duyulan zengin viral proteinler sunar, virüs replikasyonu için gereken uzun bir konak faktörü listesinden bahsetmiyorum bile. Bunlar şu anda olası geniş spektrumlu özelliklere sahip yeni antiviral ilaçlar geliştirmek için kullanılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir