İstanbul’da tarihi hazirenin içler acısı hali yürekleri burktu

İstanbul'da tarihi hazirenin içler acısı hali yürekleri burktu

Bebek Kuruçeşme’de bulunan tarihi Tezkereci Osman Efendi Haziresi’ndeki mezar taşları kırılmış, yerinden sökülmüş ve otların içinde kaybolmuş durumda. Osmanlı dönemine dayanan tarihi hazirenin giriş kapısı, artık defin yapılmadığı için onarım sırasında duvar örülüyor ve hazirenin etrafında herhangi bir tabela da bulunmuyor. Unutulmaya yüz tutan hazire hakkında ise çevrede yaşayan vatandaşlarında herhangi bir bilgisi bulunmuyor. Bakım onarımı İBB Mezarlıklar Müdürlüğü’ne bağlı olan hazire ile ilgili ilk etapta ekiplerin buraya gelerek temizlik yapması gerektiğini söyleyen Tarihçi Mehmet Dilbaz, kaybolan bir taşın, yok olan bir kültür olduğunu ifade etti.

“Bu hazireler genelde gözden çıkartılıyor ve çok fazla bakımı onarımı yapılmıyor”

Sivil inisiyatif dışında hazireler üzerinde çok fazla çalışan kişinin olmadığını söyleyen Tarihçi Mehmet Dilbaz, “Tezkereci Osman Efendi tarafından Sultan 1’nci Mahmut döneminde yaptırılmış bir cami var. Hemen tam arkamızda da iki parçalı haziresi var. Burada muhtemelen kendisinin bir yalısı vardı ve yanına bir cami yaptırdı. Daha sonra burada gelişen semt ile beraber bir hazire oluşmuş ortasından da yol geçiyor. Arkamızda göreceğimiz bazı mezar taşları da onların 19’uncu yüzyılın ikinci dönemlerinde buraya defnedildiği ve o dönemde buranın kalabalıklaştığı ortaya çıkıyor. Arkamızdaki hazirenin durumu çok kötü, aslında caminin durumu da çok iyi değil. Caminin de hızlı bir şekilde restorasyona alınması lazım. Ayrıca 2 parçalı hazirenin de hızlı bir şekilde temizlenmesi gerekiyor. Bir sivil inisiyatif dışında bu tip hazireler konusunda çok fazla çalışan yok. Bu hazireler genelde gözden çıkartılıyor ve çok fazla bakımı onarımı yapılmıyor” dedi.

“İBB Mezarlıklar Müdürlüğü ekipleri bu hazireye gelip ilk etapta burayı temizlemesi lazım”

Buradan kaybolan bir taşın yok olmuş bir kültür olduğunu belirten Dilbaz, “Şu arkanızda gördüğünüz hazireye 20-25 yıldır kimse girmemiştir. Böyle bir hazirenin kapısı olmaması mümkün mü? Ama dış duvar onarımı sırasında bunun kapıları da kapatılmış ve buraya da kimse defnedilmiyor diye kimse gelmiyor. Osmanlı mezar taşlarına önem vermememiz kendi kültürel hafızamızı reddetmek demek. Bizim soyumuz bu mezar taşlarında yatıyor. Buradaki mezar taşlarını Türkçeye çevirip üzerine bir tabela hizmeti yapsak, insanlar burada kimin defnedildiğini bilecek. Zamanında nasıl kültürlerin yaşadığını görecekler. İBB Mezarlıklar Müdürlüğü ekipleri bu hazireye gelip ilk etapta burayı temizlemesi lazım. Bu şehirde bir mezarlıklar müdürlüğü varsa ki var. Ekiplerini buraya göndererek temizlemeli, otları yolunmalı, taşların devrilmiş olanları ayağa kaldırılmalı. Yılların tahribatına uğramış mezar taşları da onarılmalı bu taşları tekrar geri koyma şansınız yok. Buradan kaybolan bir taş yok olmuş bir kültür demektir. Tek tek saha çalışması yapılırsa burada da çok önemli zatların yattığı ortaya çıkar” şeklinde konuştu.

Sümeyye İnal – Ahmet Faruk Sarıkoç – Veysel Ensar Gökcegözog
 

Author: ahmet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir