Milli üretime teknoparklar damga vuruyor

Milli üretime teknoparklar damga vuruyor

Posted by

Topçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin savunma, havacılık ve bilişim sektöründe son 15-20 yıldır dikkat çekici bir ilerleme kaydettiğini, bu gelişmeler içerisinde ortaya konulan platform ve sistemlerin kamuoyu gündeminin öncelikli ve daimi konuları arasında yer aldığını söyledi.

Türkiye’deki teknolojik gelişmelerin önemine değinen Topçu, şunları kaydetti:

“Teknoloji ve üretim alanında yaşanan gelişmelerin içerisinde ülkemizin kendine yeter duruma gelmek istemesi, geçmişteki ambargo ve benzeri deneyimlerin hala hafızalarımızdaki izlerinin devam etmesi olarak açıklanabilir. Türkiye’de teknoloji üretimi ve bu üretim içerisinde yer alan unsurların desteklenmesi ile güçlenen sektör, adeta Türk dış politikasının yeni ve etkin bir enstrümanı haline geldi. Türkiye’nin teknoloji yatırımı ve üretim anlamında yapılanması, altyapısının ve kabiliyetlerinin gelişimi ve geçirdiği dönüşüm incelendiğinde aslında önümüze Türkiye’nin ulusal güvenlik mekanizmasının, algılarının ve politikalarının dönüşümünün tarihçesi çıkıyor. Türkiye’nin uluslararası sistemde kendine biçtiği rol, konum ve işlevin belirgin bir şekilde değiştiği ve bu değişimin devam ettiği söylenebilir.

Teknoloji üretiminin önemi sadece savunma sanayi alanında ihtiyaçlara yönelik olarak üretim yapan değil, aynı zamanda ekonomi, ulusal bilim ve teknoloji altyapısı gibi alanlarda da büyük özgül ağırlığa sahip. Milgem, T129 Atak, Anka, TB2, Altay gibi ileri düzey teknoloji üretimi ve altyapı gerektiren platformların yerli ve milli teknoloji ile kullanımı ülkemizde bu alanda doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.”

– “TEKNOPARKLARIMIZDA YERLİ VE MİLLİ İMKANLARLA ÇOK GENİŞ YELPAZEDE ÜRÜNLER ÜRETİLİYOR”

Bilal Topçu, Türkiye’de teknolojinin gelişiminde genelde teknoparkların, özelde ise Teknopark İstanbul’un önemine işaret ederek, Teknopark İstanbul’un, 2010 yılında Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve İstanbul Ticaret Odası’na bağlı olarak Sabiha Gökçen Havalimanı’na komşu Kurtköy’deki kampüsünde faaliyetlerine başladığını hatırlattı.

Topçu, uluslararası standartlardaki kampüslerinde Türk mühendislerin ve girişimcilerin yanı sıra Türkiye’nin gururu şirketlerin AR-GE faaliyetlerine destek verdiklerini ifade ederek, teknoloji alanında gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek atılımlarda teknoparklar ve buralardaki firmaların kilit rol oynadığını vurguladı.

Teknoparklarda girişimciler için temel işletme becerilerinden teknik konulara kadar birçok alanda eğitim ve danışmanlık sağlandığını aktaran Topçu, şöyle devam etti:

“Ayrıca, atölyeler, test merkezleri gibi ortak ihtiyaçların karşılanabileceği alanlar sunuluyor, cazip sosyal ve kültürel imkanlarla bu yapılar ideal ekosisteme dönüştürülüyor. Aynı kampüste yer alan firmalar, hem rekabetin hem de iş birliğinin sunduğu avantajlardan en iyi şekilde faydalanıyor. Son yıllarda disiplinler arası çalışmalar sonucu ortaya konulan başarılı ürünler, teknoparklardaki firmaların da bu yönde çalışmalar yapmasına, projeler yürütmesine öncülük ediyor. Teknoparklarımızda yerli ve milli imkanlarla çok geniş yelpazede ürünler üretiliyor. Savunma sistemleri, robot teknolojisine sahip ürünler, navigasyon yazılımları, hasta takip ekipmanları, kurumsal yönetim yazılımları, uluslararası başarıya sahip oyunlar, üstün performanslı malzemeler, mobil uygulamalar ve daha birçok yüksek teknolojili ürün geliştiriliyor ve gerek ülkemizde gerekse yurt dışında satışları yapılıyor. Üretimdeki çeşitlilik, ülkemizi küresel rekabette üst sıralara taşıyacak önemli bir potansiyeli barındırıyor. Teknoparklar ile imalatta yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılması ve ithal edilen ürünlerin yerli imkanlarla üretilmesi hedeflenirken, bu noktada teknoparklarda yer alan işletmeler büyük öneme sahip.”

– TEKNOPARK İSTANBUL, 2 BİN 623 MİLLİ PROJEYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Topçu, Teknopark İstanbul’da geliştirilen teknolojilere dair bilgiler verirken, kampüslerinde yer alan üniversiteler kanalıyla akademi-sanayi-girişimci iş birliğini pratik ve örnek bir model olarak hayata geçirdiklerini bildirdi.

2022 itibarıyla 408 firma, 2 bin 623 milli proje ve 7 binden fazla AR-GE mühendisine ev sahipliği yaptıklarını belirten Topçu, İstanbul’da girişimci mühendis ve AR-GE firmalarına ev sahipliği yaptıklarını ve inşa ettikleri girişim merkezi ile bölgenin en büyük merkezine sahip olduklarını söyledi.

Girişimcilere her türlü desteği sağlamayı amaçladıklarını kaydeden Topçu, çok büyük projelerin yanı sıra küçük projelerin de hayata geçirildiğini, şu ana kadar 2 bin 500’ün üzerinde yerli ve milli projenin tamamlandığını bildirdi.

Türkiye’nin önde gelen firmalarıyla girişimcileri bir araya getirerek projelerinin satışa dönüşmesi, satışların ölçeklenmesi ve yeni projelerin çıkmasına vesile olduklarını anlatan Topçu, “Sadece savunma sanayisi değil, tarımdan tekstile, eğitimden biyoteknoloji, siber güvenlikten yapay zekaya kadar çok farklı projelere ev sahipliği yapıyoruz. Bu sayede hem Türkiye ekonomisine, ihracata katkı sağlıyoruz hem de yerli ve milli teknolojilere imkan ve destek oluyoruz. 2021’in son çeyreğinde 8 Cube Incubation girişimi 950 milyon TL değerleme ile yatırım aldı. Bunların içinde çok farklı yazılım firmaları da vardı. Kampüslerimiz tamamen dolu. Bu nedenle kampüsü büyüme çalışmalarımız aralıksız devam etmekte. A blok inşaatımız tamamlandı. 65 bin metrekarelik B blok inşaatımız da hızla devam ediyor. İnşallah bu sene içerisinde yeni girişimcilerimize, yeni firmalarımıza yer açmak adına o binayı da hizmete açacağız.” ifadelerini kullandı.

– “TÜRKİYE’DE 52 PATENTLİ GİRİŞİMCİYE EV SAHİPLİĞİ YAPAN BİRİNCİ TEKNOPARK OLDUK”

Bilal Topçu, girişimcilerin kuluçka merkezinden ücretsiz faydalanabildiğini aktararak, merkezlerde bazı teknik altyapılar, laboratuvarlar ve temiz odaların olduğunu anlattı. Var olan 5 temiz odaya 8 tane daha ekleyeceklerini bildiren Topçu, şunları kaydetti:

“Ayrıca mentorluk programımızla Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde mentorlarla çalışıyoruz. Bu sayede farklı pazarlara ulaşarak ihtiyaç duyulan bilgiyle girişimcilerimizi buluşturuyoruz. Start-upların en önemli ihtiyacı sermayedir. Bizim de amacımız, kuluçka merkezlerinde girişimcileri ihtiyaç duyulan sermaye ile buluşturmaktır. Bu yüzden yatırımcılarla girişimcileri bir araya getiriyoruz. Çeşitli iş birliği ve satışlar yapmalarını sağlıyoruz.

Teknopark İstanbul olarak, güçlü ortaklarımızla bir ‘girişim sermayesi yatırım fonu’ kuracağız. Önceden hep yatırımcılar buraya gelip start-uplarımıza yatırım yaparken şimdi kuracağımız bu fon aracılığıyla buradaki projelere yatırım yapacağız. Geride bıraktığımız yıl Teknopark İstanbul için birinciliklerle dolu bir yol oldu. Yayınlanan Patent Effect raporuna göre, Türkiye’deki bazı köklü üniversiteleri de geride bıraktık. Türkiye’de 52 patentli girişimciye ev sahipliği yapan birinci teknopark olduk. Bu da bizim mutluluk kaynağımızdır. Buradan patent sahibi girişimci ve firmalarımıza da teşekkür ediyorum. Ayrıca, patent konusundaki danışmanlık ve maddi desteklerimize de devam edeceğiz.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.